Anasayfa
Hakkımızda
   Başkan
   Amacımız
   Kurullar
Röportajlar
   Röportajlar
   70 Yaş ve Üstü Röportajlar
Makaleler
Raporlar
Faaliyetlerimiz
Basın Açıklamaları
Basında Bilka
Köşe Yazıları
Fotoğraf Galerisi
İndirimli Kuruluşlar
Slaytlar
Linkler
İletişim


Başlangıç Sayfası Yap Başlangıç Sayfası Yap
Favorilere Ekle Sık Kullanılanlara Ekle
Özel Arama
Ulusal Medyada Çalışan Kadınların Medyadaki Yeri ve Sorunları

Bilge Kadın Araştırma Merkezi (BİLKA), üstlendiği görevin bilinci ile şimdiye kadar el atılmamış bir konuda yeni bir proje gerçekleştirdi. 

BİLKA'nın hazırlayıp uyguladığı ''Ulusal Medyada Çalışan Kadınların Medyadaki Yeri ve Sorunları'' ile ilgili anket çalışmasında Prof. Dr. Ali Rıza Abay danışman olarak yer aldı. 

Proje Koordinatörü Nilüfer Akçetin çalışmalarını Dilşat Özer Kestevur ile birlikte yürüttü.

Medyada işe alımlarda cinsel ayırım yapılıyor mu?
Medya çalışanları üzerinde yasaklar/baskı var mı? 
Medya mensubu kadınlar çalıştıkları kurumlardan memnun mu?
Ulusal medyada çalışan kadınlara mobbing (psikolojik taciz) ve cinsel taciz uygulanıyor mu?
Medya sektöründe torpilin etkisi ne kadar?
Haberlerin doğruluk oranı nedir? 

gibi medya mensuplarını, medya sektörünü ve tüm toplumu ilgilendiren sorulara cevap getiren ve bunları temellendiren çalışma 156 denek üzerinde gerçekleştirildi.

Basın toplantımız Kadıköy Belediyesi Brifing Salonunda yapıldı.

Basın toplantımızda Başkanımız Av. Alev Sezen "Medya sorumlu ancak bir o kadar da sorunlu bir sektör. Prezantasyon için kadınlar, yönetim kademeleri için erkekler tercih ediliyor. Yönetim kademesi açısından erkek egemen bir sektör. Kadının adı yok. Kadın her türlü zorluğa meslek aşkı sebebi ile dayanıyor. Atamalarda kadının cinsiyeti, evli ve çocuk sahibi olması karşısına hep bir engel olarak çıkıyor. 

Mobbinge maruz kalarak kariyer yapması engelleniyor. 

Kıyafeti yönünden de hiç farketmiyor başörtülü olduğu için tepki alanda var başı açık olduğu içinde. Başörtülü çalışanların bir şikayeti de çalışılan kurumunun "başka yerde çalışamazsın" diyerek sömürüyü arttırması. 

Cinsel tacizin çıkan orandan daha fazla olduğunu düşünüyoruz. Cinsel suçlar kapalı yer suçları olduğu için dile getirilmesi çok zor. Cinsel tacizin dışında deneklerimizce flörtöz tacizden de bahsedildi ve flörte olumlu cevap verenlerin daha çabuk ilerlediği dile getirildi.

Bu çalışma sektöre ait, kişisel yakınmalar gibi gösterilmek istenen, bir kısım sorunun ilmi bir zeminde ispatlanmasını sağlamıştır. Ayrıca haber doğruluk oranı, torpil, baskı gibi bir kısım tablolar daha önce tahmin dahi edilemeyen sonuçları içermektedir." dedi.

Anket ile ilgili tabloları burayı tıklayıp indirebilirsiniz.





Eğitim Sisteminde Yapılan Yeni Düzenlemelere İlişkin Eğitimcilerin Görüşlerinin Değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, okula zorunlu başlama yaşının 72.aydan 60.aya indirilmesi, 8 yıllık zorunlu eğitimin kaldırılarak 4+4+4 şeklinde 12 yıllık zorunlu eğitime dönüştürülmesi ve ilk 4 yıldan sonra mesleki yönlendirme yapılabilmesi gibi konularda Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı düzenlemelerin öğretmenler tarafından nasıl değerlendirdiğini belirlemektir.
Sosyal Bir Sorun Olarak Trafik
Trafik düzeni bir medeniyetin dışarıdan görünüşüdür/aynasıdır. Bir ülkede veya bölgede insanın ne kadar saygıya değer olduğunu trafiğin işleyişiyle ölçmek mümkündür. 
Tıbbi Uygulama Hatası ve Komplikasyon Ayrımı
Sağlık toplumsal bir hak olmakla birlikte sadece sağlık çalışanları tarafından korunması gereken bir durum olarak değerlendirilmemelidir. 
Öğrenilmiş Doğum Korkuları
Korku, gelecekte olabileceğinden kaygı duyduğumuz olaylardır. Peki, hiç tecrübe etmediğimiz bir süreçle ilgili nasıl oluyor da korkuya kapılıyoruz.
Ortaçağ İslam Teolojisinde Kadın İmgesi
Genelde semavî dinlerin, özelde ise İslam dininin temel amacı, insana yüce Tanrının kutsal buyruklarını ulaştırmayı ve benimsetmeyi sağlamaktır. Bu ise onların, ırk, cins, renk, dil ve kültür farklılıklarına bakmaz
Aşkınlıktan Yüceliğe Tüketim
Postmodernizm çağında açığa çıktığı gibi modern ekonominin “ihtiyaç, üretim, tüketim" gibi bütün kavramları temelden maluldür. Bu illetin arkasında ise dayandığı dünyagörüşüne ilişkin meta-ekonomik bir büyük değişim yatmaktadır.
Bilmek Mi, Kendini Beğenmek Mi?
Bilme, bilgi edinme ihtiyacı, bir dürtü olarak insan doğasının derinlerinde yatar. Bu dürtünün ne denli güçlü olduğunu tinsel(manevî) tarihin her sayfası, özellikle onun bu güne değin oluşturulup dikilen gururlu binası açıkça gözler önüne serer.
Geleneğin Karikatürleşmesi: Bitkilerin Suyunu Çıkarmak*
Modernliğin yarattığı eski toprak özlemi (nostalji) bitkilere ve bitkisel tedavilere ilgiyi arttırdı. Tabiata dönmek istiyoruz ama yaya değil; modern tıbbi yöntemlerden ve ilaçlardan deva bulamadığımızda bitkilere sığınıyoruz.
Çevrenin Korunmasında Mahalli İdarelerin Rolü ve Önemi*
Çevre kavramı hayatımıza yeni girmiş olmasına rağmen kapsamı, boyutları ve çok ve büyük sorunları ile son derece önemli bir kavramdır.
 
Nesep Hukuku ve Babalık Davalarına Tarihi Bir Bakış
Nesep olgusu tarih boyunca insanların ve hukukun çok büyük ilgi, merak ve kader çizgisinde bulunmuştur. Nesep ve aile kavramları aynı bütünün değişik yüzleridir. Biri diğerinden ayrı düşünülemez.
Ülkemizde Osmanlı İmparatorluğu Ve Cumhuriyet Döneminde Hâkim Ve Savcılığın Düzenlenmesi
Osmanlı İmparatorluğunda yargılama işleri kadı ismi verilen hâkimlerce görülürdü. Kadı, peygamber namına suçluyu cezalandıran ve suçsuzu ayırıp İslam hukukuyla hükmeden hâkim demektir. Bir manası da hüküm ve hâkim olup, esasen kat ve ayırma manalarına da gelir. Kadılar hem idari hem de yargı yetkilerine sahiptiler.
Çalışma Süreleri
1475 sayılı eski İş Yasasında “İş süresi”, 4857 sayılı yeni İş Yasasında “Çalışma süresi” olarak deyimlendirilen çalışma sürelerine ilişkin esaslara yer verilmiş, bunların uygulanma şekillerinin ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ( ÇSGB ) tarafından hazırlanacak bir Yönetmelikte düzenleneceği öngörülmüştür ( 4857 sayılı İşK. m.63 ).
Kadına Yönelik Aile İçi Şiddete Türk Hukuku'nun Yaklaşımı
Sosyal bir kurum olan aile , medeni hukuk, tarih ve toplum bilim açısından, aynı çatı altında yaşayan anne, baba ve çocuklardan oluşan bütündür. Başlangıçta -teşkilatlanma ve korunma ihtiyaçları sebebiyle- çok geniş bir topluluğu ifade eden aile tarihi süreç içerisinde iktisadi ve sosyal gelişmeye de sıkı bir şekilde bağlı olarak -toplumların siyasi mahiyetlerindeki değişiklik, fertleri koruma fonksiyonunu
Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Boşanma Davalarına Yansıması
Bireyin biyolojik, iktisadi ve sosyal varlığı ile çok yakından ilgili olan aile hukuku, bütün dünyada ve Türkiye'de giderek eşler arası eşitliğin daha ağırlıklı olarak kabul edildiği bir hukuki yapılanma ve ilkesel değerlere yönelmiş bulunmaktadır.


Bilka - Bilge Kadın Araştırma Merkezi © 2008

Hazırlayan: Yıldırım Erdemli